Ruhuma Ayna

Yaralarımı kendim deştiğimi kabul ediyorum.

Onları görmemek için gizlemekten vazgeçiyorum.

Görebilmek için bir aynaya ihtiyacım olduğunu biliyorum.

Ve bulduğumda o aynaya bakmaktan korkmuyorum.

yansıma

“iyi olmak
eşit değil
iyi hissetmek”
ve
“iyilik yapmak
eşit değil
iyi hissettirmek”

bunu uzun bir süredir düşünüyorum.
iyi hissetmediğim ve elimden
bir tek iyi şeyin bile gelmediğine
inandığım pek çok an,
bu cümleleri söylüyorum kendime.
iyi olmaya dair inancımı
gölgelemesine izin vermemek için
karanlık bir düşüncenin.
dönüp dolaşıp uzaklaşamadığım
tek yerim olan içime,
içimdeki bene bakıyorum.
iyiyi de kötüyü de
o karanlık kuyudan
çıkarmayı deniyorum.
her ikisinin de buna ihtiyacı var diyorum:
iyinin ve kötünün
benim tarafımdan bilinmesine
en çok benim ihtiyacım var.
o kuyu taşıyor zaman zaman,
içimdeki bahçenin içinden
duru bir su akıp dökülüyor.
ve yansımasında görüyorum
içimdeki beni, seni, onu,
her şeyi, hepimizi.
çabasızca görebildiğimde,
susturmuyorum artık sözcükleri.
ve sesim
daha önce hiç olmadığı kadar
gerçek çıkabildiğinde,
anlıyorum.

İlmek

Bir düğümü kör eden, attığın son kolay ilmektir.*

*Bir düğümü içeriden çözmeye çalışmak, düğümü daha da derinleştirir. Onu açmak için önce sana en yakın ilmeği ara. Karmaşık bir sorunu çözmek için önce yapabileceğin en kolay şeyi yap.

İçe

Gözlerimden, gözlerimle ve gözlerimin içine,
gözün gördüklerine ve görmediklerine
bakıyorum.